...sonra ne mi oldu?Unutmaya başladım.Unutmak istediğim her acının etkisini yok ede ede yürüdüm yolda.Yol tek değildi hiç bir zaman.Gerekirse yolumuda yöntemimide değiştirdim.Babam haklıydı.Ben herşeyi yaşayarak öğrendim.Bu benim seçimimdi merak etmekten, belirsizliğin belirlenmesini beklemektense bir hamleyle belirleyiverdim.Bir dokunup bin ah işitmiş olmalar değildi dersimi veren.Notlarımı yükseltmek istememdi, kendime verdiğim.
Birşeyleri ispat etmeye çalışmanının, seni dinlemeye meyli olmayan insanları, anlamaktan çok uzak oldukları durum ve olaylarda idraka zorlamanın yersizliğini anladım.Değer verdiğim her neyse insanların bunu anlamasını beklemenin ezikliğini sırtımdan şöyle bir attım.Ve hiç kimseden en ufak bir beklenti içinde olmadan hayallerimin peşinden gitmenin, her geçen gün bir adım daha hedeflerime yaklaşmanın hazzını yaşarken, üçüncü sahısların baltalama çalışmalarının üstüne bastım ve geçtim.
Sonra ne oldu biliyor musun?Yaşadığım her ne varsa saç tellerimden tırnak uçlarıma kadar hissederek bir filme çevirdim.Yazdım, okudum ve izledim.Kendimi o sinema koltuğundan.Ve bir müzik seçtim Japonya' dan.Bilinçaltım arzu ettiği gibi özgürce hayalederken.Yüksek sesle o müziği dinledim, bir kez daha sardım filmimi baştan sona ve sondan başa.Sahnelerin silikleşmesine hiç müdahale etmedim.Sonra acıyı yaktım sayfa sayfa.Mutfağımda yankılanan müzik içime dolarken, külleri uçuş ućuş içimden cıkıyordu su musluğa aktıkça.Ve su şifaydı her şeye her vakit.
Sonra beni dünyada herkesten çok etkileyen o şevkat yüzün etkisini yitirdi.Günde unutulurken güzelliğin, dünde anı oldu güzelliğine tezat tüm çirkinliklerin.Ne bir 'keşke' ne bir 'saydı' düşmüyor artık dilime.Herşey tam da olması gerektiği gibi oldu diyorum ''oh ne alâ'','mis','yüreğime,cesaretime sağlık'...:)
Farkettiğim bir şey var bu hayatta.Ailene nekadar bağlı olduğun, birilerine ne kadar aşık olduğun ve ya insanların baştan aşağı anlayamadıkları herşeyin adını yanlış,hata,günah koymaları, bunun gibi daha bir sürü şeyden dolayı kendin dahil, bir Yaradan'ın kulunun seni yargılamasına izin vermemek gerektiğini.Anladım ki sen nezaman kendi hayatındaki seçimlerin ve ya davranışların için birilerine kendini kötülersen onlar senin ağzına yargı, suçlama kusmuğu bırakabiliyor.Nezaman ki o kusmuğun tadıni seversen hayatın boğazının deliğinde düğüm olup, göğüs kafesine baskı yapıyor.Unutma kim ki birini suçlaýip yargılarsa kendi kalbinin,zihninin ve midesinin kirliliğindendir.
Hem başkalarında iyi duran her kostüm sende iyi durmayabilir ve sende iyi duranda başkalarında...Anladım ki taşıyamayacağını düşündüğün askıya ceketini bile asmayacaksın.
Başkalarının zihnine giremezsin, girmeyede çalışmaman bir saygıdır adeta namahreme olduģu kadar hemde.Ama sırf birileri istiyor,merak ediyor diye onlarıda seninkine sokmayacaksin.Canları cehenneme demeyi getiriyorlarsa ićinden,sadece gönder.Zaten kolay gidecektir bu gibi tipler.Pes etmeye yatkın kimseler.Gitmezlerse sen git,bırak kendi içlerindeki cehennemde onları, cennete kabul edilene kadar yansınlar.Pişmanlıkları, güvensizlikleri ile ve koşullu sevmelerle...
Anla tecrübelerinin sonuçlarında olumlu sonuç aldıklarına inandıklarını yaptırmaya, olumsuz sonuç aldıklarını ise asla yapmanı istemeyecekler.Çünkü onlar tecrübe ettiler.Sen kendi tecrübeni et.Ben ettim, ediyorum ve edeceğim.
Sonra ne oluyor biliyor musun?Bir bakmıssın üzülmemin bile bir sınırı olmuş.Verdiģim süre ve dozaj bitince üzüntüde geçmiş olmuş.Tıpkı bu denememin başındaki ilk sözcüğün geçmiş olduğu gibi.
İnadına inanıyorsun kendine ve güveniyorsun.Saygı da sevgiden kendinden ulaşıp ciğerlerine kadar huzur dolduruyorsun.Her gün şükredecek ne çok şeyimizin olduğunu farkederek yoluna giriyorsun.Her geçen an bir parça daha yordam bilerek.
7 Mayıs 2016 Cumartesi
23 Nisan 2016 Cumartesi
Bir Şair Düştü Gönlüme
Bir şair düştü gönle
Bende şaşkınım
Girdim halden hale
Bir şair düştü gönlüme
Uyku neydi, yemek ne zaman yenirdi
Şehrimde kaç kişi yaşardı unuttum
Bir şair düştü gönlüme
Umut oldu, duà oldu
O beni bilmez hain gecelere
Bir şair düştü gönlüme
Hasretle ayrı, vuslatla ayrı öpüştüm
Gelecek artık bizim için aynı denizde
En sevdiğimiz renkte...
Mavide!
Bende şaşkınım
Girdim halden hale
Bir şair düştü gönlüme
Uyku neydi, yemek ne zaman yenirdi
Şehrimde kaç kişi yaşardı unuttum
Bir şair düştü gönlüme
Umut oldu, duà oldu
O beni bilmez hain gecelere
Bir şair düştü gönlüme
Hasretle ayrı, vuslatla ayrı öpüştüm
Gelecek artık bizim için aynı denizde
En sevdiğimiz renkte...
Mavide!
Bütün Kötülükler Kapı Duvar
Amaaan!
Neyse ne....ona ne...buna ne...kime ne...
Hatta alayından bana ne...
Geldi ve geçti.
Yaşadım ve bitirdim.
Seçtim ve seçtim
Büyüdüm büyüdüm...büyüdüm
Doluyordum ve oluyordum
Taştım...ve...de
Şimdi oldum!
Gecirdim başıma kapşonumu
Rüzgar izin verdiğim kadar ucurur saçlarımi
Çevirdim yüzümü soldan sağa.
Döndüm sırtımı en köpüklü dalgalara
Aldım arkama mavinin her halini
Yer yarılsa, gök gürlese korkutamaz artık beni
Bilirim geçmeyen tek birşey yok!
Ben istedikten sonra...
Basarım ayağımın altından kayıp giden kumlara
Tanecikleri hissederken arsız bir gülümsemeyle
Sadece bacağimdaki pantolonun paçaları değil sıvadığım,
Kollarımla kavradım hayatı yeniden
Dopdolu ceplerim
Gerektikçe bir kart ćekeceğim
Masaya yumruğumu vururken
Başroldeyim şimdi tek kişi, tek perde...
Geldi ve geçti.
Değdi ve ya da değmedi
Banane...
Kimene....
Neyse ne...
Gel Ayşe gel
Bütün kötülükler kapı duvar...
Senin kalbinde ikimizede yer var.
Bütün kötülükler kapı duvar.
Neyse ne....ona ne...buna ne...kime ne...
Hatta alayından bana ne...
Geldi ve geçti.
Yaşadım ve bitirdim.
Seçtim ve seçtim
Büyüdüm büyüdüm...büyüdüm
Doluyordum ve oluyordum
Taştım...ve...de
Şimdi oldum!
Gecirdim başıma kapşonumu
Rüzgar izin verdiğim kadar ucurur saçlarımi
Çevirdim yüzümü soldan sağa.
Döndüm sırtımı en köpüklü dalgalara
Aldım arkama mavinin her halini
Yer yarılsa, gök gürlese korkutamaz artık beni
Bilirim geçmeyen tek birşey yok!
Ben istedikten sonra...
Basarım ayağımın altından kayıp giden kumlara
Tanecikleri hissederken arsız bir gülümsemeyle
Sadece bacağimdaki pantolonun paçaları değil sıvadığım,
Kollarımla kavradım hayatı yeniden
Dopdolu ceplerim
Gerektikçe bir kart ćekeceğim
Masaya yumruğumu vururken
Başroldeyim şimdi tek kişi, tek perde...
Geldi ve geçti.
Değdi ve ya da değmedi
Banane...
Kimene....
Neyse ne...
Gel Ayşe gel
Bütün kötülükler kapı duvar...
Senin kalbinde ikimizede yer var.
Bütün kötülükler kapı duvar.
Kurban Olma Bana!
Kurban olma bana!
Kurban olmasın kimse kimseye
Hatta hiçbir şeye kurban olunmasın bu hayatta
Hayat mahşere kurban edilmesin mesela.
Aksine yaşa, yaşat hatta
Her gün dahalaşarak,
Daha iyiye, daha güzele mesela.
Benim için illaki birşey yapmak istiyorsan
Kitap oku mesela, hemde beni ihmâlederek!
Tesadüfen yaşamayalım asla
Bir amacımız olsun, sevmekten başka
Sevilmeyede yakışalım
Sevdirmekten yana bitmesin çabamız
Heyecanımız daim olsun
Hayallerimiz hep taze...
Bugün ki gibi mesela.
Ha birde göndermeler olmasın
Korkarım ben gitmelerden
Bir gün gitmem gerekirse eģer
Dönmek nedir bilmediğimden
Ben göndermem mesela
Sende gitme!
Adam gibi girdin hayatıma
Kalbinin derini yuvam oldu.
Gülüşlerimden ziyade hüznüme sahip çıktın ya
Çakı gibi durdun karşımda
Eli kolu uzun Adam
Geçmişimide geleceğimi de ayrı bastın bağrına
Bugünü merhem ettin sürdün
Çoktan iyileşmiş yaralarıma
Nasılda güzel baktın giderken
Ansızın geldiğin gibi
Tuz bastın yarama
İlk defa avuç içlerim öpülürken
Cennet mi bıraktın!
O kapalı yollara...
Hayat çizgimi açarken
Avuç içlerim bir başka güzel şimdi.
Kokusu benden, ićine işlemesi senden
Bugün daha çok seviyorum seni
Gözlerim doluyor düşkünlüģüne
Bir babam bir de abim titrerdi üstüme böyle
Sen uzaydan inmeden!
Bilir misin yıldızların ışığı titrer!
Ben o yüzden sana yıldız demem mesela
Sende bana yıldızım de istemem
Biz gezegen olalım mesela
Baştan söyleyeyim sevgili
Bir elmanın yarısı falan olamam ben
Ki ''her insan ayrı bir dünya'' demiştin ya
Ben sevdim sendeki tüm benden farklı yanları
Ruhlarımız benziyor olabilir.
Biz ayrı iki dünya kalalım mümkünse
Elma da yıldız da olmayalım
Malum yarım olmayıda, yarım koymayıda sevmem ben
Titreyen ışıklar gözümü alır, bakamam!
Güneşim de mesela bana.
Her gün sadece sana doğayım
Her gün bir önceki günü geride bırakarak
Daha ışıltılı, daha sıcak, daha parlak
Ve hergün sadece senin gölgende batayım
İyi geceler dilemeden birbirimize, günaydın demeden yeniden,
Ne bir gece ne de bir gündüzümüz olmasın demiştin ya sevgili
Olmasın zaten
Saģ omzuna elip sürüp
Sol yanında sabahlayayım
Uzağımdan sardığın gibi
Artık en yakının olayım
Ne çok bekledim seni
Ne çok beklettiğim bir sözdü
Çıkardım artık tozlu gezegenimden
Madem göģsünü gere gere tutuyorsun elimi
Beklemesin artık bu üç mühim sesli.
Hoş_gel_din Sevgili
Çekinmeyeceğim cümlesinden.
Anlaştık mi sevgili
Kurban olmak yok, kurban olma bana
Ben de kurban olmayacağım bu hayatta
Sakın gitmeyelim
Birde içme şu eceli, sakın ölme.
Hastalan en fazla
Yol yorgunusun daha
Bunu anlayabilirim.
Ciddi bir şey değildir nasıl olsa
Ben seni iyi ederim.
Sıcacık çayımla, çorbamla
Tenimle örterim de
Yinede seni üşütmem.
Bizi titretmem
Ne ćok bekledim seni
Ne ćok beklettim
Güzelim sesinle söylediğin o şarkının sözü gibi
Hoş geldim
Hoş geldin
Sen varsın sevgilim, ben varım.
Kurban olmasın kimse kimseye
Hatta hiçbir şeye kurban olunmasın bu hayatta
Hayat mahşere kurban edilmesin mesela.
Aksine yaşa, yaşat hatta
Her gün dahalaşarak,
Daha iyiye, daha güzele mesela.
Benim için illaki birşey yapmak istiyorsan
Kitap oku mesela, hemde beni ihmâlederek!
Tesadüfen yaşamayalım asla
Bir amacımız olsun, sevmekten başka
Sevilmeyede yakışalım
Sevdirmekten yana bitmesin çabamız
Heyecanımız daim olsun
Hayallerimiz hep taze...
Bugün ki gibi mesela.
Ha birde göndermeler olmasın
Korkarım ben gitmelerden
Bir gün gitmem gerekirse eģer
Dönmek nedir bilmediğimden
Ben göndermem mesela
Sende gitme!
Adam gibi girdin hayatıma
Kalbinin derini yuvam oldu.
Gülüşlerimden ziyade hüznüme sahip çıktın ya
Çakı gibi durdun karşımda
Eli kolu uzun Adam
Geçmişimide geleceğimi de ayrı bastın bağrına
Bugünü merhem ettin sürdün
Çoktan iyileşmiş yaralarıma
Nasılda güzel baktın giderken
Ansızın geldiğin gibi
Tuz bastın yarama
İlk defa avuç içlerim öpülürken
Cennet mi bıraktın!
O kapalı yollara...
Hayat çizgimi açarken
Avuç içlerim bir başka güzel şimdi.
Kokusu benden, ićine işlemesi senden
Bugün daha çok seviyorum seni
Gözlerim doluyor düşkünlüģüne
Bir babam bir de abim titrerdi üstüme böyle
Sen uzaydan inmeden!
Bilir misin yıldızların ışığı titrer!
Ben o yüzden sana yıldız demem mesela
Sende bana yıldızım de istemem
Biz gezegen olalım mesela
Baştan söyleyeyim sevgili
Bir elmanın yarısı falan olamam ben
Ki ''her insan ayrı bir dünya'' demiştin ya
Ben sevdim sendeki tüm benden farklı yanları
Ruhlarımız benziyor olabilir.
Biz ayrı iki dünya kalalım mümkünse
Elma da yıldız da olmayalım
Malum yarım olmayıda, yarım koymayıda sevmem ben
Titreyen ışıklar gözümü alır, bakamam!
Güneşim de mesela bana.
Her gün sadece sana doğayım
Her gün bir önceki günü geride bırakarak
Daha ışıltılı, daha sıcak, daha parlak
Ve hergün sadece senin gölgende batayım
İyi geceler dilemeden birbirimize, günaydın demeden yeniden,
Ne bir gece ne de bir gündüzümüz olmasın demiştin ya sevgili
Olmasın zaten
Saģ omzuna elip sürüp
Sol yanında sabahlayayım
Uzağımdan sardığın gibi
Artık en yakının olayım
Ne çok bekledim seni
Ne çok beklettiğim bir sözdü
Çıkardım artık tozlu gezegenimden
Madem göģsünü gere gere tutuyorsun elimi
Beklemesin artık bu üç mühim sesli.
Hoş_gel_din Sevgili
Çekinmeyeceğim cümlesinden.
Anlaştık mi sevgili
Kurban olmak yok, kurban olma bana
Ben de kurban olmayacağım bu hayatta
Sakın gitmeyelim
Birde içme şu eceli, sakın ölme.
Hastalan en fazla
Yol yorgunusun daha
Bunu anlayabilirim.
Ciddi bir şey değildir nasıl olsa
Ben seni iyi ederim.
Sıcacık çayımla, çorbamla
Tenimle örterim de
Yinede seni üşütmem.
Bizi titretmem
Ne ćok bekledim seni
Ne ćok beklettim
Güzelim sesinle söylediğin o şarkının sözü gibi
Hoş geldim
Hoş geldin
Sen varsın sevgilim, ben varım.
Sen Geldin Geleli
Sen geldin geleli dünyama
Kalbim luna park yeri...
İçimdeki tüm çocuklar cıvıl cıvıl
Sayende!
Bütün dişlerini göstere göstere gülüyorlar
Korkuya inat, özgürce...
Küçük dilleri görünerek kahkaha atanlar var
Aralarında
Sevinçten gözleri yaşaran çocuklar bunlar
Sen geldin geleli dünyama
Hayalini bile kuramadığım
Bir gerçek şimdi insanlık!
Sen geldin geleli dünyama
Düşünmeden edemiyorum
Bir kadın nasıl bukadar sevilebilir
Ve bir erkek nasıl böylesine güzel sevebilir
Kadınını
Kırmadan,
İncitmeden,
Kıymadan...
Ve en önemlisi de Adam!
Gitmeden!
Ve yahut gidecekmiş gibi yapmadan!
Kalbim luna park yeri...
İçimdeki tüm çocuklar cıvıl cıvıl
Sayende!
Bütün dişlerini göstere göstere gülüyorlar
Korkuya inat, özgürce...
Küçük dilleri görünerek kahkaha atanlar var
Aralarında
Sevinçten gözleri yaşaran çocuklar bunlar
Sen geldin geleli dünyama
Hayalini bile kuramadığım
Bir gerçek şimdi insanlık!
Sen geldin geleli dünyama
Düşünmeden edemiyorum
Bir kadın nasıl bukadar sevilebilir
Ve bir erkek nasıl böylesine güzel sevebilir
Kadınını
Kırmadan,
İncitmeden,
Kıymadan...
Ve en önemlisi de Adam!
Gitmeden!
Ve yahut gidecekmiş gibi yapmadan!
Bazı Şiirler Vardır
Bazı şiirler vardır ilk mısrada anlarsın kimin olduğunu
Bazı şiirler vardır
Dört mevsim hem estirir hem de hić birşeyin ısıtamadığı kadar ićini ısıtır
Yanarsın!
Bazı şiirler vardır uzakları yakın, yakınları yok edebilir
Seyirci kalırsın!
Ve bazı şairler vardır...müteassıs kimseler...
Okudukça anlar, sayfalarını aćtıkça kendini aralarsın.
Aydınlanmaya yüz tutarsın!
Gözlerin okur onun kaleminin sürmelerini
Sesinden de dinlemeye ayrı ayrı doyamazsin
Bazı adamlar vardır kadın şairi
Bazi şiirler vardır kadın gibi
Bakarsın şiirden anlıyorlar mı?
Fazla bulamazsın!
Bir sen varsan senden derinde
Sen gibi olan birileride vardır elbet beyaz bir tepede!
Yazdırır içinden cânı
Yazarsın sende cânanı!
Bazı şiirler vardır
Dört mevsim hem estirir hem de hić birşeyin ısıtamadığı kadar ićini ısıtır
Yanarsın!
Bazı şiirler vardır uzakları yakın, yakınları yok edebilir
Seyirci kalırsın!
Ve bazı şairler vardır...müteassıs kimseler...
Okudukça anlar, sayfalarını aćtıkça kendini aralarsın.
Aydınlanmaya yüz tutarsın!
Gözlerin okur onun kaleminin sürmelerini
Sesinden de dinlemeye ayrı ayrı doyamazsin
Bazı adamlar vardır kadın şairi
Bazi şiirler vardır kadın gibi
Bakarsın şiirden anlıyorlar mı?
Fazla bulamazsın!
Bir sen varsan senden derinde
Sen gibi olan birileride vardır elbet beyaz bir tepede!
Yazdırır içinden cânı
Yazarsın sende cânanı!
Ademler ve Havvalar-1
Kadın susar!Kadın gibi kadın, kendisi gibi adam(insan) kalarak...Üremek için hayvanlardan farklı şartlar sunar Adem'lere.Önce ruhunuzu doldurun öyle gelin der!Doldurun ki boşluğa düşmeyesiniz! Doldurun ki yarıma karışacak, özgürlüğüme dolaşacak servetiniz, yolu taşıyacak gücünüz olsun.Karekterinizin ağırlıģı sınavınızdır.Ruhunuzun ruhumla taşması olacaktır, mükafatınız.Parmak uçları yasak meyve olan biz Havvaların avuç içlerinde yanan adamlar bir bir cennetten kovulacaktır.Her kim ki küllerinden yeniden doğarsa o ruhunu doldurup gelmiş demektir.Cennetten kendi istemediği sürece atılmayacak ve sınırsız aşk tohumu bahşedildiğinde, Ademler ve Havvalar kendi helal tohumlarındam yeni bir meyve bahçesi yaratacaklardır.Dolu Ademler dolu Havvaları bulana dek her insan ayrı bir dünya kalıp, bahçelerini ićlerinde sürecektir.
Günü geldiğinde ise sarmaşıklarını kendi bedenlerinden ayırıp, yüzlere dokunup, ruhlara sarılacak ve ebediyete dolanacaktır.Yıllar sonra sonsuza uzayan bambular gibi...bugün bu budanmışlıklarının erdemini, vakti geldiğinde alacaklardır.Uzadıklari her yer toprak, uzadıkları her yer maviyken, severek seviştikleri her yer cennet olacak.Ve vakti geldiğinde aşkla, ilâhi özgür çocuklar, hayavanlardan farklı olarak adaleti sağlayacaktır.Şiddetin her türlüsüne tek bir el sevgiyle ve bir cepanelik dolusu kitapla, sanatla, bilgiyle karşı koyacaklardır.Pratikte sonsuz,ućsuz bucaksız saygı,hoşgörü ve çok yönlü bakış açısı yeni dünyayı kurtaracaktir. El-Havva...
Günü geldiğinde ise sarmaşıklarını kendi bedenlerinden ayırıp, yüzlere dokunup, ruhlara sarılacak ve ebediyete dolanacaktır.Yıllar sonra sonsuza uzayan bambular gibi...bugün bu budanmışlıklarının erdemini, vakti geldiğinde alacaklardır.Uzadıklari her yer toprak, uzadıkları her yer maviyken, severek seviştikleri her yer cennet olacak.Ve vakti geldiğinde aşkla, ilâhi özgür çocuklar, hayavanlardan farklı olarak adaleti sağlayacaktır.Şiddetin her türlüsüne tek bir el sevgiyle ve bir cepanelik dolusu kitapla, sanatla, bilgiyle karşı koyacaklardır.Pratikte sonsuz,ućsuz bucaksız saygı,hoşgörü ve çok yönlü bakış açısı yeni dünyayı kurtaracaktir. El-Havva...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)